GECİKMEYİ YÖNETMEK DEĞİL, SİSTEMATİK OLARAK ORTADAN KALDIRMAK

Adaletin varlığı kadar, zamanında tecelli etmesi de önemlidir. Çünkü geciken her soruşturma, ertelenen her duruşma ve makul süreyi aşan her dava; yalnızca bir dosyanın beklemesi anlamına gelmez. Aynı zamanda bir insanın hakkına, hayatına ve geleceğine ilişkin beklentisinin de ertelenmesi demektir.

Bu nedenle yargıda gecikmeyi olağan işleyişin kaçınılmaz bir sonucu olarak kabul edemeyiz. Gecikmenin nedenlerini bilimsel verilerle tespit etmek, süreçlerdeki tıkanıklıkları gidermek ve benzer sorunların yeniden yaşanmasını önlemek zorundayız.

Hedefimiz, gecikmeyi geçici tedbirlerle yönetmek değil; sistematik olarak ortadan kaldırmaktır.

Yargı mensuplarımızın gayretini güçlü bir organizasyonla desteklemek

Yargı teşkilatımız, fedakârca çalışan hâkimleri, Cumhuriyet savcıları ve adalet personeliyle büyük bir emek ortaya koymaktadır. Ülkemizin dört bir yanında, ağır iş yüküne ve farklı çalışma şartlarına rağmen adalet hizmetlerinin zamanında yerine getirilmesi için önemli bir gayret gösterilmektedir.

Ancak adalet hizmetlerinin etkinliği yalnızca hâkim ve Cumhuriyet savcılarımızın bireysel gayretine bırakılamaz. Tebligattan bilirkişiye, kolluk işlemlerinden kurumlara gönderilen müzekkerelere, keşiften talimatlara ve teknik altyapıya kadar birbirine bağlı çok sayıda unsur, yargısal sürecin ilerlemesini doğrudan etkilemektedir.

Bu zincirin tek bir halkasında meydana gelen gecikme, bütün yargılama sürecini yavaşlatabilmektedir.

Yapılması gereken, yargı mensuplarımızın özverisini güçlü bir organizasyon, sürekli koordinasyon ve etkili süreç yönetimiyle desteklemektir. Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları, tam da bu ihtiyacın bir sonucu olarak hayata geçirilmiştir.

Sıfır Gecikmeli Yargı hedefinde yeni aşama

Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 18 Şubat 2026 tarihli ve 2026/280 sayılı kararı ile Adalet Bakanımız ve HSK Başkanımız Sayın Akın Gürlek'in 30 Temmuz 2026 tarihli Olur'u doğrultusunda, 174 adalet komisyonu merkezinde Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları kurulmuştur.

Büroların görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarını belirleyen Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Bürolarının Kuruluş ve Faaliyetlerine İlişkin Rehber hazırlanarak adalet teşkilatımıza duyurulmuştur.

Böylece Sıfır Gecikmeli Yargı hedefi yalnızca bir temenni olmaktan çıkarılmış; teşkilatı, görev dağılımı, çalışma yöntemi ve takip mekanizması belirlenmiş somut bir yönetim modeline dönüştürülmüştür.

Geciken dosyadan önce gecikmenin nedeni görülecek

Yeni çalışma modelinde yalnızca kaç dosyanın hedef süreyi aştığına bakılmayacaktır. Asıl olarak bu dosyaların neden sonuçlandırılamadığı araştırılacaktır.

Gecikmenin;

  • Tebligattan mı,
  • Bilirkişi raporundan mı,
  • Yerine getirilmeyen bir talimattan mı,
  • Kolluk işlemlerinden mi,
  • Yapılamayan keşiften mi,
  • İlgili kurumlardan gönderilmeyen bilgi ve belgelerden mi,
  • Dönemsel iş artışından mı,
  • Personel veya ihtisaslaşma ihtiyacından mı

kaynaklandığı erken aşamada tespit edilecektir.

Sorun yalnızca kayda alınmayacak; çözüm için gerekli adımlar atılacak, ilgili kurumlarla koordinasyon kurulacak, alınan tedbirler izlenecek ve süreç sonuçlanıncaya kadar takip edilecektir.

Bir dosyanın gecikmesi kader değildir. Her gecikmenin bir nedeni, her nedenin de doğru organizasyon ve ortak iradeyle ulaşılabilecek bir çözümü vardır.

Komisyon başkanlarımız adliye içindeki sürecin koordinasyonunu sağlayacak

Yeni modelde adalet komisyonu başkanlarımızın rol ve sorumlulukları açık biçimde belirlenmiştir.

Komisyon başkanlarımız; mahkemelerin yargısal faaliyetlerine ilişkin idari nitelikteki iş ve işlemlerin koordinasyonunu sağlayacak, hedef süreleri ve ortalama dosya görülme sürelerini izleyecek, uzun süren davalara ilişkin sorunların erken aşamada tespit edilmesini temin edecektir.

Tebligat, bilirkişi, keşif ve talimat işlemlerindeki aksaklıklar yakından takip edilecek; hâkimlerimizin görüş ve önerileri alınarak adliye içinde uygulanabilecek çözümler geliştirilecektir.

Buradaki amaç, yargısal takdire müdahale etmek ya da bir denetim mekanizması oluşturmak değildir. Amaç; hâkimlerimizin adli süreçlerde karşılaştıkları idari ve organizasyonel engelleri ortadan kaldırmak, onların esas görevlerine daha güçlü biçimde yoğunlaşabilmelerini sağlamaktır.

Komisyon başkanlarımız, bu yeni dönemde yalnızca idari işleyişi yöneten değil; adli süreçlerin etkinliğini güçlendiren, ortak aklı harekete geçiren ve mahallindeki çözüm kapasitesini geliştiren önemli bir sorumluluk üstlenecektir.

Cumhuriyet başsavcılarımız kurumlar arasındaki engelleri kaldıracak

Cumhuriyet başsavcılarımız ise soruşturma ve yargılama süreçlerinde adliye dışındaki kamu kurumları, kuruluşlar, gerçek ve tüzel kişilerden kaynaklanan idari ve organizasyonel sorunların çözümünde etkin rol üstlenecektir.

Kolluk işlemlerinde, kurumlara gönderilen yazıların cevaplandırılmasında, bilgi ve belgelerin temininde, bilirkişi süreçlerinde veya adliye dışındaki diğer işlemlerde yaşanan gecikmeler, Cumhuriyet başsavcılarımızın koordinasyonunda ele alınacaktır.

Gerekli kurumlar arası iletişim kurulacak, yazışmalar yürütülecek, alınan tedbirler izlenecek ve süreçlerin sonuçlandırılması sağlanacaktır.

Böylece adliye dışında ortaya çıkan bir aksaklığın, bir soruşturmayı veya davayı belirsiz süreyle bekletmesinin önüne geçilecektir.

Cumhuriyet başsavcılarımız, sahip oldukları kurumsal tecrübe ve yerel koordinasyon imkânıyla gecikmenin aşılmasında sürecin en güçlü aktörlerinden biri olacaktır.

HSK tetkik hâkimleri 174 komisyon merkeziyle eşleştirildi

Bu teşkilatlanma yalnızca mahallî büroların kurulmasıyla sınırlı bırakılmamıştır. Sürecin Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından yakından takip edilmesi amacıyla Kurulumuzda görev yapan tüm tetkik hâkimleri, 174 adalet komisyonu merkeziyle iş yükü ve ihtiyaçlar gözetilerek orantılı şekilde eşleştirilmiştir.

Bu yöntemle her adalet komisyonu merkeziyle doğrudan ve sürekli iletişim kurulması, sahada karşılaşılan sorunların gecikmeksizin HSK'ye aktarılması ve çözüm süreçlerinin yakından izlenmesi amaçlanmıştır.

Tetkik hâkimlerimiz, kendileriyle eşleştirilen komisyon merkezleriyle düzenli temas hâlinde bulunacak; süreç takibi, koordinasyon ve organizasyon, yakın iletişim sağlanmak suretiyle bizzat yürütülecektir.

Böylece adliyelerimiz sahadaki sorunlarıyla yalnız bırakılmayacak; mahallî bürolar ile HSK bünyesindeki Yargının Etkinliği Bürosu arasında güçlü, sürekli ve sonuç odaklı bir irtibat kurulacaktır.

Sahadan merkeze yalnızca sorunlar değil, geliştirilen başarılı uygulamalar ve çözüm örnekleri de taşınacaktır. Bir adliyede ortaya konulan etkili çözüm, ülke genelindeki diğer adliyelerimizin de istifadesine sunulacaktır.

Yerinde çözüm, sürekli takip

Yeni yapılanmanın temel ilkelerinden biri, sorunların öncelikle ortaya çıktığı yerde çözülmesidir.

Her adliyenin iş yükü, personel yapısı, coğrafi şartları ve kurumlar arası ilişkileri farklıdır. Bu nedenle tek merkezden geliştirilen standart çözümler her zaman yeterli olmayabilir. Sorunu en iyi bilenler, o sürecin içinde çalışan hâkimlerimiz, Cumhuriyet savcılarımız ve adalet personelimizdir.

Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları; sahadaki bilgi ve tecrübeyi merkezin koordinasyon gücüyle birleştirecektir. Yerel imkânlarla çözülebilecek sorunlara mahallinde müdahale edilecek; HSK, Adalet Bakanlığı veya diğer kamu kurumlarının katkısını gerektiren hususlar ise ilgili birimlere gecikmeksizin iletilecektir.

Alınan tedbirlerin dosyalara ve yargılama sürelerine etkisi düzenli olarak izlenecek, çözümün kalıcı olup olmadığı değerlendirilecek ve gerektiğinde yeni önlemler geliştirilecektir.

Teftiş değil, destek ve ortak sorumluluk

Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Bürolarının faaliyetleri; teftiş, denetim, araştırma, inceleme veya soruşturma niteliği taşımamaktadır.

Bürolar tarafından hazırlanan veri, rapor ve değerlendirmeler; hâkim ve Cumhuriyet savcılarımızın disiplin süreçlerine, sicillerine, iş cetvellerine, derece yükselmelerine veya birinci sınıfa ayrılmalarına esas alınmayacaktır.

Bu sistemin merkezinde baskı değil destek, bireysel sorumluluk yükleme değil kurumsal sahiplenme, eleştiri değil çözüm bulunmaktadır.

Amacımız, gecikmenin bütün yükünü dosyaya bakan hâkim veya Cumhuriyet savcısına bırakmak değildir. Tam tersine, gecikmeye neden olan bütün idari ve organizasyonel unsurları görünür hâle getirerek meslektaşlarımızın yükünü hafifletmek ve ortaya koydukları emeği daha etkili sonuçlara dönüştürmektir.

Başarılı uygulamalar görünür hâle gelecek

Yıl sonunda hazırlanacak raporlarda; makul süreyi aşan dava ve soruşturmaların çözümüne yönelik geliştirilen yerel yöntemler, sağlanan kurumlar arası koordinasyon, alınan idari tedbirler ve bunların sonuçları kurumsal etkinlik açısından değerlendirilecektir.

Buradaki yaklaşım bireysel bir denetim anlayışına değil; komisyon başkanlarımızın ve Cumhuriyet başsavcılarımızın yönetsel gayretlerini desteklemeye, başarılı uygulamaları görünür kılmaya ve iyi örnekleri ülke genelinde yaygınlaştırmaya dayanmaktadır.

Gayretin görülmesi, başarının paylaşılması ve etkili uygulamaların örnek alınması; yargı teşkilatımızdaki kurumsal motivasyonu daha da güçlendirecektir.

Vatandaş gecikmenin nedenini öğrenebilecek

Vatandaşlarımız, devam eden soruşturma ve yargılamalarda makul süreyi aşan gecikmelere ilişkin taleplerini Alo Adalet Hattı (135) veya bürolara doğrudan yazılı başvuru yoluyla iletebilecektir.

Başvurular kayıt altına alınacak, dosyanın aşaması ve bekleme süresi incelenecek, gecikmenin kaynağı analiz edilecek ve başvuru sahibine süreç hakkında bilgi verilecektir.

Mahkeme kararları, yargısal takdir kapsamındaki hususlar ve yalnızca hâkim veya Cumhuriyet savcılarına yönelik şikâyetler büroların görev alanında bulunmayacaktır. Sistem, gecikmeye yol açan idari ve organizasyonel sorunların tespit edilmesine ve çözülmesine odaklanacaktır.

Bu yönüyle vatandaşımız yalnızca başvuru yapan değil, süreç hakkında bilgilendirilen ve çözümün sonucunu takip edebilen bir konumda olacaktır.

Gecikmeyi tesadüfen değil, sistematik olarak ortadan kaldıracağız

Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları, gecikmiş dosyaların listelendiği pasif bir kayıt birimi değildir. Bu bürolar; tıkanan süreçlerin önünü açan, çözüm üreten, alınan tedbirleri izleyen ve aynı sorunun yeniden yaşanmasını önlemeye çalışan aktif bir süreç yönetimi merkezidir.

Sıfır Gecikmeli Yargı hedefi, yalnızca Kurulumuzun veya Bakanlığımızın değil, bütün adalet teşkilatımızın ortak hedefidir.

Komisyon başkanlarımızın liderliği, Cumhuriyet başsavcılarımızın kurumlar arası koordinasyon gücü, hâkim ve Cumhuriyet savcılarımızın mesleki birikimi, adalet personelimizin emeği ve HSK tetkik hâkimlerimizin yakın süreç takibiyle bu hedefe hep birlikte ulaşacağız.

Yargı teşkilatımızın bunu başaracak tecrübesi, iradesi ve çalışma azmi vardır.

Artık gecikmeyi yalnızca tespit eden değil, nedenini ortaya çıkaran; sorunu yalnızca bildiren değil, çözümü sonuçlanıncaya kadar takip eden yeni bir döneme giriyoruz.

Her dosyada makul süre,
her adliyede etkinlik,
yargıda sıfır gecikme.

Çünkü adaletin gücü yalnızca verdiği hükümden değil, o hükme zamanında ulaşabilmesinden doğar.


Turan KULOĞLU
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Daire Başkanı

Bu blogdaki popüler yayınlar

SIFIR GECİKMELİ YARGI MODELİ

Dijital Dünyada Görünmez Yönlendirme: Bağımlılık, Manipülasyon ve Şiddete Açılan Kapı