Kayıtlar

Yargıda Adil İş Paylaşımından Zamanında Adalete

Adaletin insan hayatındaki karşılığı, verilen karar kadar o karara ulaşıncaya kadar yaşanan süreçte de kendisini gösterir. Bir davanın veya soruşturmanın ardında; belirsizliğin sona ermesini bekleyen insanlar, korunmayı bekleyen haklar ve hayatına devam etmek isteyen aileler vardır. Bu nedenle yargıda geçen zamanı yönetmek, insanın hayatına ve hakkına gösterilen özenin bir parçasıdır. Anayasa’nın 141. maddesi, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını yargının görevi olarak belirlemektedir. Bu hüküm, zamanında adaleti yargı hizmetinin temel sorumluluklarından biri hâline getirmektedir.  Bu sorumluluğun yerine getirilmesi; hukuki güvenceleri koruyan, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına imkân veren ve gereksiz beklemeleri önleyen bir işleyişi gerektirir. Hedefimiz, her dosyanın ihtiyaç duyduğu dikkat ve emekle, önlenebilir gecikmelere maruz kalmadan sonuçlandırılabilmesidir. Hukuki düzenlemeyi işler hâle getiren organizasyon Yargısal süreçlerin iyileştirilmes...

Adalet Hizmetinin Gücü: İnsan, Güven ve Zamanında Adalet

Adalet hizmetlerinde binalar önemlidir. Teknoloji önemlidir. Ancak bütün bu imkânları hizmete dönüştüren insandır. Bir teşkilatın gücü, sahip olduğu imkânlar kadar, o imkânları kullanan insanların emeğine, sorumluluk duygusuna ve birbirine duyduğu güvene dayanır. Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğümüz tarafından üçüncüsü düzenlenen Komisyon Müdürleri Değerlendirme Toplantısı, adliyelerimizin işleyişini ve bu işleyişin merkezinde bulunan insan unsurunu birlikte değerlendirmek için kıymetli bir buluşma oldu. Daha önce Personel Genel Müdürlüğü görevini yürütmüş bir çalışma arkadaşları olarak komisyon müdürlerimizin üstlendikleri sorumlulukları, karşılaştıkları güçlükleri ve çoğu zaman görünmeden yürüttükleri işleri yakından biliyorum. Bugün Hâkimler ve Savcılar Kurulundaki görevimizde de adalet hizmetlerinin niteliğini yükseltmek için gösterilen her çabanın teşkilatımızın bütününe nasıl yansıdığını görüyoruz. Makamın Ötesinde İz Bırakan Bir Hizmet Anlayışı Bazı insanlar üstlendikler...

ÜÇÜNCÜ GÖZÜN ALTINDA İNSAN

Görünürlük, Davranış ve Samimiyet Üzerine Psikolojik ve Sosyolojik Bir Değerlendirme İnsan yalnızken de insandır; fakat başkalarının bakışı altındayken aynı insan değildir. Ormanda tek başına yürüyen bir kişinin adımları, yüz ifadesi, zihninden geçenler ve çevresiyle kurduğu ilişki ile bir kameranın kendisini kaydettiğini bilen kişinin tutum ve davranışları aynı olmayabilir. Çünkü kamera yalnızca görüntü kaydetmez; kişinin zihnine muhtemel bir izleyici, bir değerlendirme ve gelecekte yeniden karşılaşacağı bir toplumsal hafıza da yerleştirir. Bu durum ilk bakışta “İzlenen insan doğallığını kaybeder mi?” sorusunu doğurur. Ancak mesele yalnızca doğallığın kaybı değildir. Görünürlük bazen insanı yapmacıklığa, bazen daha dikkatli davranmaya, bazen de daha yüksek bir performansa yöneltir. Dolayısıyla üçüncü kişinin bakışı, insan davranışını hem değiştiren hem düzenleyen hem de motive eden çok yönlü bir toplumsal etkidir. Başkasının varlığı davranışı neden değiştirir? Sosyal psikolojide “sosy...

GECİKMEYİ SİSTEMATİK OLARAK SONA ERDİRMEK

Yargı süreçlerinin hızlandırılması ve gecikmelerin sistematik biçimde ortadan kaldırılması, artık dönemsel olarak ele alınan bir başlık olmaktan çıkmıştır. Sayın Adalet Bakanımız ve HSK Başkanımız Akın Gürlek’in liderliğinde bu mesele; Adalet Bakanlığımızın, Hâkimler ve Savcılar Kurulumuzun ve bütün yargı teşkilatımızın ortak hedeflerinden biri hâline gelmiştir. Türkiye’nin Her Yerindeki Gecikme Gündemimizdedir Artık Iğdır’daki bir tapu iptali ve tescil davasında yaşanan gecikme de Edirne’deki bir ortaklığın giderilmesi davasının uzaması da Niğde’de bir ailenin ve neslin geleceğini etkileyen boşanma davasındaki gecikme de Hâkimler ve Savcılar Kurulu olarak bizim gündemimizdedir. Gecikmenin ekonomik, toplumsal ve insani sonuçları olan ağır bir maliyeti vardır. Makul sürede yargılanma hakkının ihlali nedeniyle Bakanlığımızın Tazminat Komisyonu tarafından hükmedilen tazminatlar ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları sonucunda ödenen tazminatlar, kamu bütçesi üzerinde önemli bir yük ...

ADALET MUMU ARTIK DİBİNE DE IŞIK VERECEK

Yargıda yeni adım: Hâkim ve Cumhuriyet savcılarının atamalarında adil, eşit, şeffaf ve puan esaslı dönem Turan KULOĞLU Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Daire Başkanı Adaletin zamanında tecelli etmesi, yalnızca iyi işleyen bir yargı sisteminin değil, hukuk devletinin de temel şartıdır. Çünkü geciken adalet; vatandaşın hakkına ulaşmasını zorlaştırdığı gibi, adalet sistemine duyulan güveni de zedeler. Yargıdaki gecikmeler çoğu zaman tek ve büyük bir sorundan kaynaklanmaz. Tebligattan bilirkişiye, talimattan keşfe, yakalama kararlarının infazından kurumlar arasındaki yazışmalara, insan kaynağından iş bölümüne kadar küçük görülen çok sayıda aksama bir araya gelir ve vatandaşın karşısına uzun bir bekleme süresi olarak çıkar. Bu nedenle gecikmeyle mücadele, yalnızca dosyaların daha hızlı sonuçlandırılmasını istemekle sınırlı tutulamaz. Gecikmeye yol açan her unsurun ayrı ayrı tespit edilmesi, ölçülmesi ve kendi kaynağında çözüme kavuşturulması gerekir. Ölçemediğimiz gecikmeyi yönetemeyiz. ...

ALO ADALET 135 HATTI’NA BİR DE BÖYLE BAKMAK LAZIM

Adalet hizmetlerine ilişkin her yeni uygulamanın hukuk devleti, yargı bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı bakımından dikkatle değerlendirilmesi doğaldır. Bu hassasiyet, yargı sistemimizin gücüdür. Alo Adalet 135 Hattı hakkında da hâkimlerin bağımsızlığına ve yargısal takdir yetkisine müdahale edilebileceği yönünde kaygılar dile getirilmektedir. Bu kaygıları önemsiyoruz. Ancak sistemin amacı ve işleyişi birlikte değerlendirildiğinde meseleye bir de başka açıdan bakılması gerektiğine inanıyorum. Yıllardır sonuçlanmayan bir davası bulunan vatandaş, başvurabileceği açık ve kurumsal bir kanal bulamadığında ne yapıyor? Kişisel İlişki Arayışından Kurumsal Başvuruya Davası veya soruşturması uzun süredir devam eden vatandaş, gecikmenin nedenini öğrenmek ve sürecin ilerlemesini sağlamak amacıyla zaman zaman tanıdıklar veya aracılar vasıtasıyla hâkime, savcıya ya da adliye yöneticilerine ulaşmaya çalışabiliyor. Bu arayışlar, yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılarımızı istemedikleri durumlarla k...

Yeni Adli Yıla Girerken...

ADALET ÇARKI DÖNÜYOR: HEDEF SIFIR GECİKMELİ YARGI Gecikme İstisna, Makul Sürede Yargılama Kuraldır Adalet, yalnızca doğru karar vermek değil; doğru karara, hakkın anlamını yitirmediği bir zamanda ulaşabilmektir. Çünkü zamanında verilmeyen bir karar, hukuken isabetli olsa dahi toplumsal vicdanda eksik kalabilir. Bu nedenle adaletin ölçüsü kadar süresi, hükmün doğruluğu kadar hükme giden yolun nasıl yönetildiği de önemlidir. Yeni adli yıla girerken bir gerçeği açıkça ifade etmek gerekir: Türkiye’de adalet çarkı işlemekte, yargı mekanizması her gün milyonlarca işlem, soruşturma ve dava üzerinden görevini yerine getirmektedir. Hâkimlerimiz, Cumhuriyet savcılarımız ve adalet personelimiz büyük bir sorumluluk ve özveriyle sistemin ana omurgasını oluşturmaktadır. Yargının bütünüyle işlemediği veya bütün davaların geciktiği yönündeki genellemeler, sahadaki gerçeklikle örtüşmemektedir. Ortalama yargılama süreleri içinde sonuçlandırılan çok sayıda dava ve soruşturma, sistemin işleyen yönünü orta...